Referansı(m) İSLAM !..

•Haziran 15, 2007 • Yorum Yapın

Referansı(m) İSLAM !..

Mü’minin her daim referansı elbette İslamdır ve İslam olacaktır.Doğruyu, iyiyi, güzeli, hakkı, adaleti sağlayan bir kaide demeti olan İslam; insana şahsiyet ve kimlik kazandıran bir inanç sistemidir..

Yalnız şuara İslamı referans gösteren sadece mü’minler değil adı ve ideolojisi “izmi” değişse de başına ve sonuna Müslüman, İslam olan kavramı yerleştirilmiş bir yığın taraf ortaya çıktı..Laik Müslüman, Sosyalist Müslüman, Seküler Müslüman herkesin İslam ile anılma ve İslam adını kullanma merakı arttı..Bu bir moda halini aldı sanırım; cemaatlerin ci cu sıfatları olduğu gibi artık İslam ve Müslüman da -ci cu kabilinden ek olarak- inanç sistemi ve kaideleri ile özdeşleşmeyen düşünce ve eylem sistemlerinin adı olmuş vaziyette..

İslam artık yaratıcının bize sunduğu bir nimet, yaşanılması gereken toplumsal, sosyal, siyasal, maddi, manevi kurallar olmaktan ziyade; beşeriyetin kendince belirlediği ideolojilerin göbek adı ve güvenilir, iyi, haklı, doğru, dürüst imajı veren bir makyaj malzemesi olmuş durumda..

Yapılması gerekeni yapmadığı halde bize yapmamızı öğütleyen İslamsız İslamcı yığınlar türemiş..Hakikaten iman etmediği halde; benim yerime benim dinimin ne dediğini düşünen, benim yerime Kuran okuyan, yorumlayan, tefsir eden sahte yüzlüler hortlamış bir yerlerde..Bu adamların neden, niçin beni ilgilendireni okudukları malumda benim neden niçin beni ilgilendireni okuMAdığım muamma..

Reformist dindarlar sarmış dört bir yanı. Hiç bir yeniliğe ve değişime ihtiyaç duymayan ve her zaman dipdiri tazecik olan İslam bu kalıplaşmış isimler altında daraltılıyor..İslam da var olanı yok eden yenilikçiler, yok olanla haşir neşir olup kendilerini kusursuz Müslüman zanneden gelenekçiler..İslam da var olan hakikati dillendirenleri; yıllardır perdeli gözlerle okudukları sözde İslamla özdeşleştiremeyen ve göremediği hakikatleri hata ve yanlış olarak zikreden, karşısındakini tekfir eden sözde İslami tayfa mı, kafasına göre yorumlarla müstağni ve mütekebbir olan ve geleneğe karşı olacağım diye maruf olanı hak olanı yok sayan tayfamı İslam… Şeriatın kaidelerini benimsemeyen ve hoşgörmeyen insanlar İslamı referans gösterir olmuşlar kendilerine..İslam bu adların, bu söylemlerin hangisi ile özdeşleşebilir ki..

******

Herkes dindar herkes Müslüman da peki herkes Mü’min mi ? Müslüman teslim olan demekse ki öyle yaratılan her mahluk teslim olmuştur Müslümandır..Kurt, kuş, böcek, çiçek, su, hava, ateş, güneş, ay, yıldızlar, her biri Müslüman her biri İslam olan, teslim olan değil mi zaten..Peki ya Mü’min!..Bu teslimiyet için Allah ile sözleşmiş ve bu sözün gereğini yapmak üzere dünyaya gönderilmiş iman abidesi değil mi ?..Teslimiyetini iradesi ve idrak kabiliyeti ile yönlendiren ve hakiki manada kendi iradesi ile teslimiyetini tescilleyen değil mi..

Yani şu yukarda ki teslimiyetin(islamın)ttını icra eden mefuller; hakikaten sözlerine sadık, teslimiyeti şartsız şurtsuz, imanı tavizsiz mahluklarmıdır ?..Gerektiği gibi iman etmeyen ve hakiki teslimiyete sahip olmayan adamlar referans olarak İslam ı Müslüman ı nasıl gösterebilirler..Kimi kandırıyor bunlar..Ama şuda var ki kanmaya hazır bilinçsiz ve şuursuz binlerce fert bu referans işinden onlara yardımcı olacaktır oluyor da !..

Şeriatsız din şeriki bol bir İlah İslammış gibi yutturuluyor bizlere ve ne yazık ki bunu idrak edecek ne feraset, ne basiret, ne irademiz kalmış..İslam yalnızca Mü’minin referansıdır..Hakikaten teslim olamamış ve gerektiği gibi iman etmeyenlerin moda unsuru olarak İslamı referans gösterme çabaları yok sayılmalı ve müminler tarafından anlaşılmalıdır artık..Ve herkes kendi kimliğini kendi referansını bilmelidir..Mü’minin Referansıdır İslam başkasına referans olamaz…

*******

İşte bu yüzden bizim yani Mü’minin refransı olan İslam ne diyor hangi haktan hangi yasaktan hangi çirkinden hangi güzelden bahsediyor bunu idrak edip anlamalıyız, anladıktan sonrada anlatmak zorundayız..İslamın referans olduğu söylem ve eylem hakkı ve haklıyı ayırt eden ve haklının hakkını veren adil, insancıl bir zihniyettir..İslamı kendine, kimliğine referans gösteren kişi; İslamın kavramlarını idrak eden ve diri tutan, hiçbir eğrilik ve eksiklik bırakmadan sahiplenen ve zikreden birey olmalı ki İslamın özünde olanı değiştirmeye, bozmaya fitne sokmaya kimsenin gücü yetmesin..Hatta buna teşebbüs dahi etmesin..

Kendi kavramlarından soyutlanan İslam neyi neden söylemiş bunun farkında olmayan fertler olduğumuz sürece bu yontma işlemi devam edecek üzerimizde egemen olmak ve hakimiyet sürdürmek isteyenler bu fitne ve dejenerasyonlarla bizi kimliğimizden habersiz hale getirmeyi ve soyutlamayı başaracaktır..

Anlayabilmiş değilim !

•Haziran 15, 2007 • Yorum Yapın

Bir müslüman mü’min olarak yaşadığım toplumda; kendime has duruşum ve belirlenmiş bir kimliğim var hamdolsun.Ve bu duruşun bir gereği olarak önümüzdeki seçimlerde oy kullanma taraftarı değilim.Bireysel bir tercih olan bu tutum; kimimizin desteklediği, kimimizin aykırı ve muhalif olduğu bir tutumdur.Herkes tercihinde hürdür fakat savunuları ile bireysel tercihlere etki eden ustalarımızda yok değil.

Kimseye oy kullanmayın demeye hakkım yok ama müslümanlar bu arenada kendilerine ve kimlikleri adına siyasi bir tavır belirlemeli.Varlığının, yok olduğu algısından; partilerle sıyrılacağını umut etmemeli.Evet alternatif olarak İslam çizgisini hakikaten koruyan ve savunan siyasi bir parti çıksın ve Allah ın vekili olarak O’ nun isteklerini ve reddettiklerini bize vaad etsin bizde bizim olanı belirleyip, destekleyelim.”Biz İslam değiliz”diyenlerin ardından İslam adına İslam olarak gidenlerin neyi, nasıl yorumladığını anlayabilmiş değilim !..

Tarafını kesin bir dille belirtmeyenlerden hep korkmuşumdur.Orta halli olan, ortada saf belirleyenlerden hiç hazetmemişimdir.Kişi ve kurumların kesin çizgileri olacak ki ;buna göre saf belirleyip, kendi tarafını göreceksin; tutacaksın elinden, gideceksin ardından.Bizim orta halli bir cemaatimiz, ortada duran bir medyamız ve eksik olan ama artık tamamlanan orta şekerli bir siyasi partimiz oldu nihayet.Üç silahşörler; Cemaat, Medya ve Parti bağlamında hazır..sanırım Ilımlı -light- İslamın sırtı artık yere gelmez.

Benim anlayamadığım asıl nokta şudur;
Bir dönemin radikal diye adlandırılan müslümanları, sisteme karşı tavır belirleyen zaatlar; şuanki siyasi süreçte siyasi bir tavır belirleyememektedirler.AKP’ nin mazlum ve mağdur durumu duygusal ve hissel bakan kardeşimizi hayli etkilemiş olmalı ki bir AKP propagandasıdır çığlık çığlığa yayılıyor memlekette.AKP nin eşittiri olan Recep Tayyip Erdoğan ‘ın kara kaşına, kara gözüne, adına, sanına değil, İslamadır bu tavır diyerek;Cumhurbaşkanlığı seçimindeki taraflı hukuku eleştiren ve millet iradesinin hiçe sayıldığını söyleyenler, bunun sebebinin İslam olmaları sonucu doğduğunu savunuyorlar.

Tamam kabul edelim ki öyle, bu ihtimal hayli yüksek.Peki bu taraflı hukuk ve anayasal düzen Refah Partisinin eşittiri Necmettin Erbakan’ ın kara kaşı, kara gözü için mi 28 Şubatı yaşattı bizlere ? Cumhurbaşkanlığında mağdur edilen müslüman kişi, eşi başörtülü olduğu için adaylığı tartışılan kişi, başörtüsü yüzünden okullarından uzaklaştırılan onbinlerce kızın mağdur ve mazlumiyetinden daha vahim bir mağduriyetemi sahip ?İlçelerde Tanklar yürütülürken; müslüman olan, İslam olanlar hakikaten sindirilip, alaaşağı ediliyorken; neden AKP çığırtkanlığı yapanlar o zamanlar bu haksızlık karşısında mazlum ve mağdur olan Refah Partisine ve Erbakan’a sahip çıkmamışlardı.Yoksa adı İslam olanlar aslında İslamı değil de gücümü destekliyorlar anlayabilmiş değilim !

Ben şuan Türkiyede İslam ın hizbi olacak bir siyasi kuruluş görmüyorum..Ve ne Saadet safında nede AKP safında yer almaya niyetli değilim..Üstteki yorumum; nedenlerini neye göre belirlediğini anlamadığım müslüman kardeşlerime sitemli bir sualdir..Savunduğum ilkelerle bir hizp mevcut olduğu takdirde bende reyimi kullanırım inşallah..Ama bu düzen ve düzenin muahfızları tam yol ileri deken bunu desteklemek bana ardır..Hak adına AKP nin şuanki ilerleyişi daha kötü durumda ve bu saatten sonra destekleme düşüncesi bile yok olmuş vaziyettedir..Biz Allah ın ipine sımsıkı sarılalım ve niyetlerimizi halis tutmaya devam edelim inşallah..

vesselam

Öfkenin Şiiri ! { İnancı Kuşanmak }

•Haziran 15, 2007 • Yorum Yapın

Ben; kim ne derse desin savaştan gayrısında yokum,
haydi düş peşime gidelim ebedi diri kalmaya doğru.
Nicedir hain suskunluğumuzdan, bak bir kez daha dağlandı yüreğimiz,
Roketlerle gelen ölümle yitirdik hasretimizi..

Ama gül açmaz deme sakın,
siperden sipere seken ölümlere dost
Canlar namluya kondu, anltlar içildi..

Şimdi bırakalım artık ağalamayı sızlamayı,
savaşın dilini konuşturalım,
erkekçe bir kavgaya soyunan,
intikama tutkun yürekleri konuşalım..

Öfkeler çıksın kınından,
hayat bağışlayan silahlara yüklensin umutlar,
o tetiğe basan eller, şehadeti anlatırlar..

Gözlerimiz yoruldu bu topraklarda,
Gidelim kanda gelir arkamızdan aşkta,
kanatarak toprakları, tel örgülü sınırları,
gidelim görelim yahudiyi hayberce !…

“vel ba’su ba’del mevt” günü,
Yahudiye dost olma suçu önümüze elbet düşecek,
O zulüm karışmış imanlarla, işlenen cürümlerle,
misakı milli hudutlarında zevku sefa var dostlar,
Ama Gazze’de hergün yürekler yanar..

Aman ey gözlerim,
sen bakmaya devam et yahudiye hayberce !..
Savaşa soyun gönlüm, savaşı solu,
iki elim silahlarda çözülmek için ,
Vaktidir şimdi, yumruk yumruk kavgalara girmenin..

Şimdi damarlarda uyuyan kanlar utansın,
alçaklık damgası vurulmuş yahudi şakağına,
namluyu doğrultmayan eller utansın..

Susmak, beklemek nöbetinde;
savaşsız, kavgasız, rahat ölümler düşleyip, uykuları derin olanlar,
ve hala biz, siz zamirlerini çekenler utansın..

Çatlamaz yüreğinse taşıdığın,
Bunca mümin avından, ucuz dervişlik postuna bürünmüş insan,
ve ey omuzlarından aşağıya birikmiş suçları akan,
ve Siz; kansız, cansız, bedelsiz, beleş cennet yolcuları;
O lanetlenmiş aşağılık maymunlara,
hiç değilse bir taş atmazsanız,
taşıdığınız eller utansın…

Kudüs; işbirlikçilerin ihanetleri ile sürekli bir kaos ortamında boğuşuyor, davasına sahip çıkanların elleri ile direniyor ve yıkılmıyor hamdolsun.

Varlığını sürdüren ve 40 yıldır işgal altında olmasına rağmen taviz vermeden ayakta durabilen bir imana sahip Filistin halkı.Yahudiye hayberi unutturmayan ve sürekli kalbine korku salan, Muhammedi cesaretin sahibi Filistin Halkı.Ömürlerine başladıkları dakikada, şehadet ve direniş bilinci ile yetişen binlerce çocuğun sahibi Filistin Halkı.

Tevekkülü ile sonsuz ve sağlam bir imana sahip olan bu halkı; kim, nasıl yıkabilir, nasıl yıldırabilir.Üslubumuzun şiddetinden, tavırlarımızın sertliğinden dem vuranlar; bu zulme ve zillete sessiz kalıp mutabakata varmamızı nasıl bekliyor..Bunca güce karşı; birde içimizde varolan ve desteklenen işbirlikçi hainlere nasıl bir üslup nasıl bir tavır takınalım ki bu ihaneti ve münafıklığı giderelim..

Mal ve Canları ile bedel ödemeden, cennet yolcuları olunmayacağını anlıyoruz artık ve ona göre tavır takınıyoruz..Cennette dost, cennette sırdaş, cennette beraber olmak için aynı davaya sahip çıkıyor ve destekliyoruz Kudüs davasının sahiplerini…Ve Kudüs bizimdir bunu biliyoruz…

Yalnızlık Diye Birşey Yok !..

•Nisan 5, 2007 • 1 Yorum

Gözlerimden ay damlar geceye
Aydınlatır alemi
Ruhum güneş gibi Nurefşan
Kalbimin zifiri karanlığında kaybolur aydınlık

Bir yanım hür bulut misali
Bir yanım mahkum grınin  esareti içinde
Ve hiçlik diyarını arıyorum yalnızlık bilmecesini çözmek için…

Yalnızlık en büyük kalabalıklardamı
Yoksa kör gözlerin pembe rüyalarındamı
ölü toprağının rutubet kokusundamı
Luna parktaki atlı karıncanın üstündemi
Yada Her şey, Herkes, Her yermi yalnızlık…

Gözlerim semada muhteşem intizama bakarken 
Zifiri karanlığı aydınlatan dolunay ışığında
Hafifçe yüzümü okşayan meltemle
İnce nağmeler fısıldayan çınarın yapraklarında,

Kolanya çiçeğinin eşsiz kokusunu içime çekerken
Teheccüd ün secdesinde subhanallah derken
Sana şah damarından yakınım diyen en büyük dostun
Ruhumu özgür kılan Muştusu ile kaybolan Yalnızlık!..

Yalnızlık diye bir şey var mıymış ?Demek ki yokmuş !.. 

Aksanın kubbesinde bir güvercin

•Nisan 5, 2007 • Yorum Yapın

Aksanın kubbesinde bir güvercin;

her kanat çırptığında, gökyüzüne doğru bir kurşun uğurlar onu..

Boynu bükülmüş düşer yere..

Cuma vakti kapıda ayağımın dibinde narin tüyleri..

Her Cuma vakti namazgahımda birkaç pençe sarar beni de..

Savurur kıblegahımın önünden…

Kimliğimde kaç kusur var, hangisi kusur, bende bilmiyorum..

Yaşımın 40 oluşumu ! adımın Müslüman oluşumu suçum!…

Beni benim sahibi olduğum mekandan mahrum eden necisleri,
lanetlendikleri dünya sürgününe yollayamamak ızdırap veriyor bana..

Biz bekliyoruz sabır ve direnişle..

İster sapan, ister silah, isterse tek vücut,
Karşı duruyoruz korkusuzca anne, baba ve çocuk…

Aksanın kubbesinde güneş; gölgesi; üşütür yüreğimi, sıcağı kavurur bedenimi…

Zulmün adımları üzerimizde Güneşte acımaz bize…

Umarsız, umursamaz ümmete serzeniş ve sitemiydi bu Güneşin belki de …

Aksanın kubbesindeki yeşil; o da solgundu, matemliydi, necislerin tozbulutuyla kapanmıştı yüzü…

Namazdaydı 50’lik amca karşısında onun kıblesinin yerine geçmiş adi gülüşlü aşağılık üç esfele sefilin…

Kiminle, ne için, hangi kârı gözeterek bu kadar iğrenç gülüyordu..

Neye, nasıl iman etmişti zulmünden zevk alıyordu bu kadar …

Anladım artık dünya lanetlilere değil, felaha erecek olanlara sürgün yeri olmuştu…

Demiyormuydu peygamber “Dünya onların olsun Ahiret bize yeter” diye…

Sonsuz kurtuluş için acı çekmek bedel ödemek gerekiyordu…

Sonsuzluk ve Kurtuluş diyarına varmak için; gidişi olan, dönüşü olmayan bileti kazanmak gerekiyordu..

Bunun içinde Sabrediyor ve direniyoruz…

İster sapan, ister silah, isterse tek vücut,
Karşı duruyoruz korkusuzca anne, baba ve çocuk…

Lalem..

•Nisan 5, 2007 • Yorum Yapın

bertmyers_5_p.jpg

035hr.jpg

20070305_185239_lale_308.jpg

e3ba11986c9e032719286fa2d1a2bfcb.jpg