Kim yaptı ? Sizinkiler mi ? Bizimkiler mi ?

   -Bu hafta sonu seminer var !… 

-Ne Semineri ? 

-İslam da Aile Ve Çocuk Semineri !.. 

-Hmm.. Kim yapmış ? Bizimkiler mi ? 

-Sizinkiler kim bilmiyorum ama Esra’nın davetinden bahsediyorum !.. 

-Allah Allah Esra demek..Ama onlar bizimkiler bu tarz programlar yapınca gelmiyorlar ki !..Biz neden gidelim ?.. 

-Öylemi !.. Sizde böyle hayırlı bir iş yaptığınızda ve buna icabet etmesi için Esra’ları çağırdığınızda gelmezler miydi !?  

-Evet öyle; gelmezlerdi.. 

-Üzüldüm..peki sebep ne farklı  Dinlere mi mensupsunuz ?! 

-Hayır ya, ne alakası var ? 

-Bana öyleymişsiniz gibi geldi..Çünkü konu başlığına baksana İslam da diyor..Aile ve Çocuk diyor..İslam, Aile ve Çocuk bu kavramlar taraflara göre değişebilirmi ki sizinki bizimki ayrımı olsun…Eee aynı dine mensupsanız neden sizinki bizimki gibi iki taraf mevcut..Tek bir dinde ayrı iki taraf olur mu ? 

-Şey..Kem..Küm..Olmaz sanırım !… 

-Olmaz tabi !… 

 Ya işte böyle hali pürmelalimiz..Acınası durumumuz ahvalimiz..Aynı dine mensup ve aynı amaç için hizmet eden binlerce kardeşimin ayrıldığı sizinki bizimki taassubu..Bu taassub öyle bir şeyki sarmış sarmalamış memleketi özellikle Türkiye deki hizbleri..İnsanların sorguladıkları neyin, nasıl, niçin yapıldığı değil kimin yaptığı olmuş..Sorulması gereken amaç ve gaye unutulmuş..Yada mü’minin amaçları ve gayesi değişmiş.. 

Amacımız Allah’ın rızası değimliydi “O”nun hoşnut olacağı işleri yapmak değimliydi ?..Peki bu rızalığa ve hoşnutluğa sebep olacak eylem ve söylemlerde bir olmak lazımken bu ayrılık nedendi..Hangi lider hangi alim ulema bizi yapmaları gerekenin aksi yönde geliştirmiş birer cahil ordusu kılmıştı…Hangi karanlık gözlerimizi kalplerimizi bu derece kör etmişti de yaptıklarımızın birer hata ve büyük handikap olduğunu göremez olmuştuk…”İlim Çin’de de olsa gidin alın” diyenler bu liderler kadar bilmiyormuydu da Onların nasihatleri önemsenmiyordu..Haklı olan, mazlum olan, mü’min olmasa da onun yanında olman gerektiğini öğreten önder ve öğretmenler ve bu güzel din nasıl böylesine alakasız böylesine tezat bir şekilde dejenere oldu… 

Bu sizcilik bizcilik virüsü neden aramızda ve nasıl bu kadar hızlı ve etkili şekilde yayılmakta..Bu yangını körükleyen nefesimiz kesilmeyecek mi yada hayrı söyleyip yaymak ve biz biziz demek için tükenmeyecek mi …Bizi senin ki benim ki diye ayıran zihniyetin haklı gerekçeleri ikna yöntemleri ne..Bunu savunan birileri varmıdır ki !?Neden hala yaşıyor neden hala katledilmedi bizi bizlikten çıkaran ihtilafımıza yol açan tercihlerimiz ve söylemlerimiz.. 

Sürekli Vahdet çığırtkanlığı yapan bizler neden  doğrularımızı konuşmuyoruz..Neden hataları yanlışları sürekli su üstünde tutup gündemimizi önemsiz kılıyoruz…Ve ben bize soruyorum;  hala neden yanlışları dillendiriyor kardeşlerinin iyi ve güzel olan yönlerini keşfedip zikretmiyorsun…Bu tenkid hastalığı neden ?! Bizi benci senci eden bize ben doğruyum sen yanlışsın dedirten bu eleştiri yumakları değilmi…Müslümanın kardeşini ikaz etmesi uyarması elbette gerekli ve lüzumlu ama sürekli yererek bunu yapması; iyi olanı, güzel olanı görmeyip, göstermeyip, sadece hatalarının, kusurlarının üstünde durması mutedil bir davranış olmasa gerek… 

Sürekli hatalarında kusurlarında ısrar eden ve yanılgısız yaptıkları her işi ve olayı doğru kabullenen kardeşlerim neden ikaz ve uyarıları kulak ardı eder..Neden karşısındakini muhatap almaz ve doğruya varmak için beraberce yol katetmez…Hatadan kusurdan temizlenmek adına neden karşısındakini hakikaten kardeş olarak görmez..Her iki ucunda çözüm noktası sanırım denge bunu sağlayamadığımız içinde Vasat ümmet sıfatına eremiyoruz.. 

Kimliklerimizi seninki benimki sıfatından arındırıp ensar, muhacir kardeşliği ile pekiştirmemiz gerek ve biz kardeşiz biz ümmetiz diyebilmemiz gerek..Tüm kusur ve sıkıntılar hata ve hakikatler paylaşıldıktan sonra, çözümlenmeyecek problem kalmayacaktır…Hep beraber birbirimizden mesul olarak sorgulanacaksak bu sorguya hep beraber birbirimizden mesul olarak yanıt verebiliriz…Kardeşliğimizin yeniden canlandığı; seninki, benimki, sizinki, bizimkinden ziyade, hepsinin bütün olarak Biz dediği kardeşliğin yeniden doğması umudu ile… 

“Biz yalnız sana kulluk eder ve Biz yalnız senden yardım dileriz.” her vakit ve namazda zikrettiğimiz dualarımızdaki ve sözlerimizdeki Bizler olmamız duası ile…

~ yazan: ahrar Nisan 5, 2007.

Yorum Yapın