•Nisan 5, 2007 •
Yorum Yapın
Geçtiğimiz aylarda “Kutlu Doğum” haftası her kesimden katılımlarla kutlandı. Asrı Saadet dönemlerinde yapılmamış bu kutlamalar bugün bir coşku hali ile yaşanıyor. Acaba ne için Asrı Saadet insanları bu kutlamayı yapma gereği duymamıştır? Bu dönem mü’minleri niçin “Kutlu Doğum” törenleri yapma gereği duymuştur?
Yukarıdaki sorular insanı ister istemez bir yerlere taşıyor. Yoksa sahabi, Resulullah(s.a.v)’in doğuşunu sadece sünnetullahın bir fiili olarak mı algılamıştır? Ya da günümüz mü’mini Resulullah(s.a.v)’i doğup yaşamış ve ölmüş bir insan kimliğiylemi tanımlıyor? Resulullah(s.a.v)’in mutlak tanımlaması yapılmadan tanıtılmaya çalışılması günümüz mü’miniyle, Asrı Saadet mü’mininin peygamber algısı ve imanı arasında farklar oluşturacaktır. Bu bağlamda Resulullah (s.a. v)’e inanmak ile iman etmenin farklı şeyler olduğu belirginleşecektir. Tarihsel kimlik olarak Hz. Muhammed(s.a.v) yaşamamıştır diyen bir kişi var mıdır? Gerek İslami gerekse gayri islami tüm tarih kaynakları, Muhammed İbni Abdullah (s. a.v) adında bir insanın altmış üç seneye yakın bir süre yaşadığını yazar. Bu inkâr edilemez bir tarihi veridir. Bu, Hz. Muhammed (s.a.v) isminde bir insanın zatına inanmaktır. İman etmek ise; Hz. Muhammed(s.a.v) zatıyla birlikte O (s.a.v)’in Allahu Teala tarafından gönderilmiş bir resul olduğunu dil ve kalp ile tasdik etmektir. Böylelikle Resulullah(s.a.v)’in zatına ve sıfatına iman etmektir. İnanma ve iman etme arasındaki bu fark mutlak tanımların başlangıcı olacaktır. Edebi zorlamalarla (Haşa!) Resulullah(s.a.v)’in “iyi bir adam olduğundan, kimsenin hakkını yemediğinden, etrafa gülücükler dağıttığından” bahsederek sözde peygamber tanımlamaları ayyuka çıkmıştır. Resulullah(s.a.v)’in zatından hiç kimse rahatsız değildir. Hatta o dönemin müşrikleri O (s.a.v)’e el-Emin diyerek zatı ile ilgili kanaatlerini künyeleştirmiştir. Ama Resulullah(s.a.v)’in sıfatın gündeme geldiğinde mü’min müşrik ayrımı başlayacak, inananlarla iman edenleri peygamber tanımlaması ortaya çıkaracaktır.
Okumaya devam edin ‘Peygamber Doğsun Ama Yaşamasın!’
Alıntı kategorisinde yayınlandı
•Nisan 5, 2007 •
Yorum Yapın
-Bu hafta sonu seminer var !…
-Ne Semineri ?
-İslam da Aile Ve Çocuk Semineri !..
-Hmm.. Kim yapmış ? Bizimkiler mi ?
-Sizinkiler kim bilmiyorum ama Esra’nın davetinden bahsediyorum !..
-Allah Allah Esra demek..Ama onlar bizimkiler bu tarz programlar yapınca gelmiyorlar ki !..Biz neden gidelim ?..
-Öylemi !.. Sizde böyle hayırlı bir iş yaptığınızda ve buna icabet etmesi için Esra’ları çağırdığınızda gelmezler miydi !?
-Evet öyle; gelmezlerdi..
-Üzüldüm..peki sebep ne farklı Dinlere mi mensupsunuz ?!
-Hayır ya, ne alakası var ?
-Bana öyleymişsiniz gibi geldi..Çünkü konu başlığına baksana İslam da diyor..Aile ve Çocuk diyor..İslam, Aile ve Çocuk bu kavramlar taraflara göre değişebilirmi ki sizinki bizimki ayrımı olsun…Eee aynı dine mensupsanız neden sizinki bizimki gibi iki taraf mevcut..Tek bir dinde ayrı iki taraf olur mu ? Okumaya devam edin ‘Kim yaptı ? Sizinkiler mi ? Bizimkiler mi ?’
Makale kategorisinde yayınlandı
•Mart 29, 2007 •
Yorum Yapın
Bir sabah ulu orta ,
Hayatlar kan revan,İ
nsan denen bilinmeyen zan,
Varoluşu arayan Yok oluşta savrulan,
Meçhulün içinde gaybi imtihan.
Kahrolur aciz benliği hüsran,
Diriliş bekliyor solmuş hazan,
Sen diyor özümden öte canan,
Var et beni kaybolduğum her an,
Aydınlıkta karanlıkta aynı,Zindan.
Okumaya devam edin ‘Varolan Yoktu !..’
Şairane kategorisinde yayınlandı
•Mart 29, 2007 •
Yorum Yapın
Karanlık kucak açar gecenin koyuluğunda
Umut bitmez en dayanılmaz sancılarda
Özgürlüğü düşlerim gözlerim göklerde
Bir güvercin kanadında hürriyetim
Özgürlük kimi zaman berrak bir mavilikte olan gökyüzünde
Kimi zamanda kapkaranlık gecede en çok parlayan yıldızın ışığında
Ve özgürlük kimi zamanda hiç bilmediğim bir rayihada
Dinlediğim bir devrim marşında ,gördüğüm küçük bir serçede
Okumaya devam edin ‘Özgürlük..’
Şairane kategorisinde yayınlandı
•Mart 29, 2007 •
Yorum Yapın
Ruhum kelepçeli bedenim firari
Büyük esareti hürriyet sanırım
Çocuk yüreğiyle göğe uçsam
Onun adını özgürlük koyarım
Sonsuz mavilikte okyanus aşsam
En derin yeşilde kaybolsam
Umut dolu iki gözde buluşsam
Onun adını özgürlük koyarım
Okumaya devam edin ‘KUDÜS’
Şairane kategorisinde yayınlandı
•Mart 29, 2007 •
Yorum Yapın
Başörtüsü Müslüman Kadının İslami kimliğinin teşhiridir..Adına İslam ülkesi denen ve % 99′unun müslüman olduğu iddia edilen bir kara parçasında esirdir başörtüsü..Esareti pranga yada kelepçelerle değil vicdanlara tutsak edilen kendine has özgürlüğünden ve hakkından taviz verildiğindendir..Ben alanının adını benim belirlemediğim, sınırını kendimin çizmediği bir kısıtlamayla özgürlüğümden mahrum edildim..Adına Kamusal alan dediler..Halbuki önyargı, vicdanların körlüğü ve adaletsizliğin alanıydı bu alan.. Okumaya devam edin ‘Lütfetmişler !!!’
Deneme kategorisinde yayınlandı
Son Yorumlar